Sıkça Sorulan Sorular
Ne öğrenmek istiyorsunuz?
Karbon hesaplama, raporlama ve mevzuat uyumu konusunda en sık aldığımız soruların yanıtları. Aradığınızı bulamazsanız bize yazın.
Sorunuz listede yoksa teklif formunu doldurun; ilgili uzmanımız size dönüş yapsın.
En çok sorulan sorular
CBAM, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’dır (Türkçe kısaltmasıyla SKDM). 2023–2025 arasındaki geçiş döneminde yalnızca raporlama yükümlülüğü vardı; 1 Ocak 2026 itibarıyla kesin döneme geçildi ve mekanizma mali yükümlülük doğuruyor.
İlk aşamada çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen ürün grupları kapsamda. AB’ye bu gruplarda ihracat yapıyorsanız doğrudan etkileniyorsunuz. Kapsam listesinde olmasanız bile, bu ürünleri girdi olarak kullanan bir tedarik zincirinin parçasıysanız müşteri talebi üzerinden dolaylı olarak etkilenirsiniz.
Kurumsal karbon ayak izi (ISO 14064-1), bir kuruluşun belirli bir dönemdeki faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonların tamamını kapsar. Sürdürülebilirlik raporlaması, hedef belirleme ve kurumsal performans takibi için kullanılır.
Ürün karbon ayak izi (ISO 14067) ise tek bir ürünün yaşam döngüsü boyunca oluşan emisyonlarını hesaplar. CBAM bildirimleri, çevresel ürün beyanı (EPD) ve müşteri talepleri için gereken budur. İki çalışma farklı sınırlarla ve farklı veri setleriyle yürür; biri diğerinin yerine geçmez.
Zorunluluk; şirketin büyüklüğüne, halka açık olup olmamasına ve hangi çerçeveye tabi olduğuna göre değişir. Türkiye’de TSRS, SPK düzenlemesine tabi şirketler için kademeli olarak yürürlüğe giriyor. AB’de faaliyet gösteren ya da AB’li büyük grupların tedarik zincirinde yer alan şirketler ESRS kapsamına girebiliyor. GRI ise gönüllü, ancak dünyada en yaygın kullanılan çerçeve.
Hangi çerçevenin sizi bağladığı çoğu zaman ilk bakışta net değildir. Bunu bir kapsam analiziyle netleştirerek başlıyoruz.
Süre; tesis sayısına, verinin mevcut olgunluğuna ve çalışılacak kapsama (Kapsam 1, 2 ve 3) göre değişir. Projeyi belirleyen aşama hesaplama değil, veri toplamadır.
Bu nedenle başlangıçta tesis bazında bir veri hazırlık listesi paylaşıyor, takvimi bu listenin tamamlanma hızına göre birlikte belirliyoruz. Gerçekçi olmayan bir süre taahhüdü vermek yerine, ilk görüşmede mevcut durumunuza göre bir plan çıkarıyoruz.
Tipik olarak: elektrik, doğalgaz ve yakıt tüketimleri; üretim miktarları; hammadde ve öncü madde girdileri; atık ve su verileri; lojistik bilgileri; soğutucu gaz dolum kayıtları.
Kapsam 3 çalışılacaksa satın alma ve tedarikçi verileri de eklenir. İhtiyaç listesini projeye özel olarak, tesis bazında çıkarıyoruz — böylece gereksiz veri toplamakla vakit kaybetmiyorsunuz.
Her ürün için hesaplanabilir; öncelik AB’ye ihraç edilen, müşteri tarafından karbon verisi istenen ya da çevresel ürün beyanı (EPD) hazırlanacak ürünlerdedir. Hesaplama, hammadde tedarikinden üretime, dağıtımdan kullanım ve bertarafa kadar ürünün yaşam döngüsünü kapsar.
CBAM kapsamındaki ürünlerde ise gömülü emisyon hesabı ayrı kurallara tabidir; ISO 14067 çalışması bunun yerine geçmez, ancak veri altyapısını hazırlar.
Değil. Ürün karbon ayak izi (ISO 14067) yalnızca sera gazı emisyonlarına odaklanır. Yaşam döngüsü değerlendirmesi (LCA, ISO 14040/14044) ise su tüketimi, asitleşme, ötrofikasyon, kaynak tükenmesi gibi çok sayıda çevresel etki kategorisini birlikte ölçer.
Karbon ayak izi, LCA’nın bir alt kümesi olarak düşünülebilir. Hangi çalışmanın gerektiği, müşterinizin ya da tabi olduğunuz düzenlemenin talebine göre belirlenir.
ISO 14064-1:2018, Kapsam 3’ü (dolaylı emisyonlar: satın alınan mal ve hizmetler, lojistik, çalışan ulaşımı, ürün kullanımı vb.) önemlilik değerlendirmesine bağlı olarak raporlamayı öngörür. Birçok kuruluşta toplam emisyonun büyük bölümü Kapsam 3’te yer alır.
TSRS ve ESRS gibi raporlama çerçeveleri ile büyük müşterilerin tedarikçi talepleri Kapsam 3 verisini giderek daha sık istiyor. İlk envanterde kritik kategorilerle başlayıp kapsamı yıllar içinde genişletmek yaygın ve kabul gören bir yaklaşımdır.
Kesin dönemde gerçek emisyon verisi sunulamadığında Avrupa Komisyonu’nun belirlediği varsayılan değerler uygulanır. Bu değerler genellikle sektör ortalamasının üzerinde belirlenir ve ek bir mark-up içerir; sonuç olarak AB’deki alıcınız daha fazla CBAM sertifikası satın almak zorunda kalır.
Bu maliyet doğrudan ya da dolaylı olarak ihracatçıya yansır. Tesis bazlı gerçek verinin hesaplanıp doğrulanması, çoğu durumda varsayılan değere göre belirgin bir avantaj sağlar.
CarbonCount platformu; fatura, sayaç ve üretim verilerini yapılandırılmış biçimde toplar, uygun emisyon faktörlerini eşleştirir ve hesaplamayı ISO 14064-1 kurallarına göre otomatikleştirir. Veri tutarsızlıklarını ve eksik kayıtları işaretler.
Uzman denetimi süreçten çıkmaz: metodoloji kararları, sınır tanımları ve doğrulama hazırlığı danışman tarafından yürütülür. Platform, tekrarlayan veri işini hızlandırır ve dönemler arası karşılaştırmayı kolaylaştırır.
Doğrudan bir yasal zorunluluk değildir. Ancak hesaplamanın bağımsız bir kuruluşça doğrulanması, verinin müşteriler, bankalar, ihale makamları ve kamu otoriteleri nezdinde kabul görmesini sağlar.
CBAM bildirimlerinde, ihale şartnamelerinde ve müşteri denetimlerinde doğrulanmış veri giderek daha sık isteniyor. Doğrulama planlıyorsanız hesaplamayı en baştan buna uygun kurgulamak, sonradan yapılacak düzeltmelerden daha ekonomiktir.
Evet. Hesaplamayı ve raporlamayı danışman yürütür; doğrulamayı akredite bir doğrulayıcı kuruluş yapar. Tarafsızlık gereği aynı kuruluş hem hesaplayıp hem doğrulayamaz.
Biz hesaplama ve raporlama tarafını üstlenir, doğrulama sürecinde teknik dosyanın hazırlanması ve doğrulayıcı sorularının yanıtlanması aşamasında firmanıza destek veririz.
PPWR, AB’nin Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü’dür. Malzemesinden bağımsız olarak AB pazarına arz edilen bütün ambalajları kapsar.
Geri dönüştürülebilirlik, geri dönüştürülmüş içerik oranı, boşluk oranı ve kimyasal içerik (PFAS, ağır metaller) için eşik değerler ve kademeli bir uygulama takvimi getiriyor. AB’ye ürün gönderen firmaların ilk adımı, ambalajları tek tek incelemek yerine ürün ve ambalaj portföyünü sistematik biçimde sınıflandırmaktır.
Öncelikli olarak su yoğun üretim yapan (tekstil, gıda ve içecek, kimya, kâğıt) ve su stresi yüksek havzalarda faaliyet gösteren kuruluşlar için.
ISO 14046 suyun yalnızca miktarını değil, çekildiği havzadaki etkisini de ölçer — aynı metreküp su, farklı havzalarda farklı anlama gelir. ISO 46001 ise su verimliliğini bir yönetim sistemi olarak kurar. İkisi rakip değil, birbirini tamamlayan çalışmalardır.
Çoğu kurum için doğru başlangıç bir boşluk (gap) analizidir. Hangi yükümlülüklerin sizi bağladığı, hangi verilerin halihazırda mevcut olduğu ve hangi başlığın önce ele alınması gerektiği bu çalışmayla netleşir.
Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz teklif formunu doldurmanız yeterli; ilk görüşmede kapsamı birlikte belirliyoruz.
GRI, dünyada en yaygın kullanılan gönüllü sürdürülebilirlik raporlama çerçevesidir; paydaşlara yönelik geniş bir etki perspektifi sunar. TSRS ise Türkiye’de KGK tarafından yayımlanan, IFRS S1 ve S2’ye dayanan ve kapsamdaki şirketler için zorunlu olan standartlardır; finansal önemliliğe ve yatırımcı perspektifine odaklanır.
İki çerçeve birbirini dışlamaz. Çoğu şirket TSRS yükümlülüğünü karşılarken GRI ile daha geniş paydaş iletişimi kurar; ortak veri altyapısı her iki raporu da besler.
EcoVadis dört alanı puanlar: çevre, çalışma ve insan hakları, etik, sürdürülebilir satın alma. Skor; yalnızca uygulamalara değil, bunların belgelendirilmesine dayanır. En sık puan kaybı, var olan uygulamaların politika, prosedür ve ölçülebilir sonuç olarak kanıtlanamamasından kaynaklanır.
Çalışmamız, mevcut belgeleri EcoVadis kriterlerine göre haritalamak, eksikleri önceliklendirmek ve bir sonraki değerlendirme öncesi kanıt setini tamamlamakla ilerler.
YeS-TR, Türkiye’nin Ulusal Yeşil Sertifika Sistemi’dir; binalar ve yerleşmeler için enerji, su, malzeme ve iç mekân kalitesi gibi başlıklarda sürdürülebilirlik performansını belgeler. Yeni yapılar, mevcut binalar ve yerleşke ölçeğindeki projeler başvurabilir.
Sertifika; kamu ihaleleri, yeşil finansman ve kurumsal raporlamada kanıt niteliği taşır. Süreç, tasarım aşamasında başlatıldığında hem maliyet hem puan açısından daha verimli sonuçlanır.
Türkiye’de yeşil dönüşüm yatırımları; TÜBİTAK, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Kalkınma Ajansları ve KOSGEB gibi kurumların programlarıyla destekleniyor. Enerji ve su verimliliği, döngüsel ekonomi, temiz üretim, Ar-Ge ve uluslararası belgelendirme giderleri sık desteklenen kalemler arasında.
Programların takvimi ve koşulları sık değişir. Yatırımınızı hangi programa, hangi zamanlamayla sunmanın uygun olduğunu 20 yılı aşkın teşvik deneyimimizle birlikte belirliyoruz.
Evet. Karbon ayak izi hesaplama, ürün karbon ayak izi, su ayak izi, CBAM/SKDM hesaplama ve kurumsal farkındalık eğitimlerimiz; kurumunuzun kendi verileri ve süreçleri üzerinden, yerinde ya da çevrim içi olarak verilir.
Amaç, ekibinizin takip eden dönemlerde hesaplamayı kendi başına yürütebilmesidir. Eğitim sonunda katılımcılara uygulama şablonları ve kontrol listeleri bırakılır.
Aradığınız yanıt burada yok mu? Bize yazın