Avrupa Birliği, araçların yalnızca kullanım sırasındaki emisyonlarına değil; tasarımına, malzeme seçimine ve ömrünü tamamladıktan sonraki değerine de odaklanan yeni bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu. (AB) 2026/1738 sayılı Tüzük, geri dönüştürülebilirlikten geri dönüştürülmüş plastik kullanımına, parça sökümünden dijital ürün bilgisine kadar otomotiv değer zincirini daha döngüsel bir yapıya taşımayı amaçlıyor. Değişim tek bir tarihte gerçekleşmeyecek; hükümler 2028–2036 arasında kademeli biçimde uygulanacak.
Yeni düzenleme neyi kapsıyor
Tüzük, Tem 24, 2026 tarihinde AB Resmî Gazetesi’nde yayımlandı ve Ağu 13, 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Genel uygulama tarihi ise Eyl 1, 2028. Bazı ikincil düzenleme yetkileri daha erken uygulanırken, mevcut Ömrünü Tamamlamış Araçlar Direktifi’nin belirli hükümleri geçiş döneminde yürürlükte kalacak. Bu nedenle “Tüzük yürürlükte” ifadesi, bütün teknik yükümlülüklerin bugün uygulanmaya başladığı anlamına gelmiyor.

Düzenleme başlangıçta M1 sınıfı binek araçlar ile N1 sınıfı hafif ticari araçları kapsıyor. M1 ve N1 özel amaçlı araçlar Eyl 1, 2029 tarihinde; otobüs, ağır ticari araç, römork ve L sınıfı araçların belirli hükümleri ise Eyl 1, 2031 tarihinde kapsama giriyor. Araç sınıflarına göre istisnalar ayrıca korunuyor.
Araç tasarımından ham madde verisine uzanan değişim
Eyl 1, 2032 tarihinden itibaren tip onayı alınan yeni araç tiplerinin kütlece en az yüzde 85 oranında yeniden kullanılabilir veya geri dönüştürülebilir; en az yüzde 95 oranında yeniden kullanılabilir veya geri kazanılabilir biçimde tasarlanması gerekiyor. Belirli parçaların sökülmesini, değiştirilmesini, yeniden kullanımını ve geri dönüşümünü engellemeyen tasarım çözümleri de aynı dönemde önem kazanacak.
Geri dönüştürülmüş plastik için kademeli hedefler getiriliyor. Eyl 1, 2032 tarihinden itibaren tip onayı alan yeni araç tiplerindeki plastiğin kütlece en az yüzde 15’inin tüketici sonrası plastik atıktan geri dönüştürülmüş olması gerekiyor. Oran Eyl 1, 2036 tarihinde yüzde 25’e çıkıyor. Hedefin en az yüzde 20’sinin ise ömrünü tamamlamış araçlardan veya kullanım aşamasında araçlardan sökülen parçalardan geri dönüştürülen plastikle karşılanması öngörülüyor.
Veri altyapısı da düzenlemenin önemli bir parçası. Üreticilerin Eyl 1, 2029 tarihinden itibaren üretici düzeyinde döngüsellik stratejisi hazırlaması; Eyl 1, 2032 tarihinden itibaren AB pazarına sunulan her araç için Dijital Döngüsellik Araç Pasaportu bulunması gerekecek. Pasaportun teknik erişim ve birlikte çalışabilirlik kuralları, Komisyonun hazırlayacağı uygulama düzenlemeleriyle ayrıntılandırılacak.
Üçüncü ülkelerde geri dönüştürülen malzemeler
Türkiye açısından dikkat çeken başlıklardan biri, üçüncü ülkelerde üretilen geri dönüştürülmüş malzemenin kabul koşulları. Ağu 14, 2030 tarihinden itibaren üçüncü ülkelerde geri dönüştürülen plastiğin hedef hesabına alınabilmesi için ilgili tesisin Ek XIII’teki insan sağlığı, iklim ve çevre kriterlerini karşılaması gerekecek. Hesaplama ve doğrulama metodolojisi kapsamında bu tesislerin bağımsız bir üçüncü tarafça en az beş yılda bir denetlenmesi öngörülüyor.
Bu hüküm, Türkiye’deki her geri dönüşüm tesisine bugün uygulanmaya başlamış bir sertifika zorunluluğu olarak okunmamalı. Komisyonun hesaplama ve doğrulama metodolojisini Ağu 31, 2028 tarihine kadar kabul etmesi gerekiyor. Bu metodoloji, uygulamada aranacak kayıtları ve doğrulama yöntemlerini daha açık hâle getirecek.
Türkiye’deki otomotiv değer zinciri için olası etkiler
Doğrudan yükümlülükler AB pazarına araç sunan üreticiler ve ilgili ekonomik aktörler üzerinden işleyecek. Türkiye’de üretilen bir aracın yeni tipi AB pazarına sunulacaksa, uygulanabilir tarihlerden itibaren AB tip onayı sürecinde döngüsellik şartlarının gösterilmesi gerekecek.
Parça, plastik bileşik, metal, elektronik sistem veya geri dönüştürülmüş ham madde sağlayan işletmeler bakımından etki daha çok müşteri talepleri üzerinden hissedilebilir. Araç üreticilerinin malzeme türü, ağırlık, geri dönüştürülmüş içeriğin kaynağı, parça sökülebilirliği ve doğrulama kayıtları hakkında daha ayrıntılı veri istemesi beklenebilir. Bu, her tedarikçi için aynı formatta tanımlanmış bağımsız bir raporlama yükümlülüğü değil; üreticilerin yükümlülüklerinden kaynaklanabilecek bir değer zinciri etkisi olarak değerlendirilmelidir.
Hazırlık sürecinde neler değerlendirilebilir
Araç programlarıyla kullanılan parça ve malzemeleri ilişkilendiren bir veri haritası oluşturulması faydalı olabilir. Plastik türleri ve ağırlıkları, tüketici sonrası geri dönüştürülmüş içerik oranları, malzemenin üretildiği tesis ve tedarikçi kanıtları aynı yapıda izlenebilir.
Tasarım ekipleri açısından söküm, değiştirme, yeniden kullanım ve geri dönüşüm senaryolarının ürün geliştirme sürecinde daha görünür hâle getirilmesi değerlendirilebilir. Dijital pasaportta paylaşılabilecek bilgilerin şimdiden tanımlanması da farklı departmanlarda dağınık kalan verilerin ileride bir araya getirilmesini kolaylaştırabilir.
Türkiye’deki geri dönüşüm ve malzeme üretim tesisleri bakımından Ek XIII kriterleri ile mevcut çevre, kalite ve izlenebilirlik kayıtları arasında bir boşluk analizi yararlı olabilir. Bu çalışma, henüz yayımlanmamış metodolojinin sonucunu varsaymadan olası kanıt eksiklerini erken görmeye yardımcı olabilir.
Sonuç: Döngüsellik tip onayının bir parçası oluyor
(AB) 2026/1738 sayılı Tüzük, otomotiv sektöründe döngüselliği kademeli olarak tip onayı, malzeme hedefleri ve dijital veri yönetimiyle ilişkilendiriyor. Uygulama takvimi uzun görünse de araç geliştirme ve tedarikçi onay süreçlerinin yıllara yayıldığı düşünüldüğünde, veri ve tasarım altyapısının erken değerlendirilmesi anlamlı olabilir.
CarbonCount olarak düzenlemenin şirketinizin araç, parça veya malzeme portföyüne olası etkilerini birlikte değerlendirebilir; uygulanabilir tarihleri, veri ihtiyaçlarını ve hazırlık seçeneklerini içeren bir yol haritası oluşturabiliriz.
Kaynaklar
Avrupa Komisyonu — New rules for a more circular European automotive sector